19 Eylül 2012 Çarşamba

Kötü günler...

Yine mutsuz, yine iğrenç günler geçiriyorum sevgili okuyucu...

Sadece dün aldığımız şehit haberleri değil canımı sıkan, ailevi sağlık problemleri yakamızı bırakmak bilmiyor...

Geçen Aralık ayında babam beyin damarlarında meydana gelen tıkanıklık sonucunda felç geçirmişti. Uzunca süre tedavi gördü. Fiziksel açıdan meydana gelen problemlerin (sağ kol ve bacağını kullanamıyordu) yanı sıra psikolojik olarak da çok zarar gördü. Bu yaşına kadar grip olduğunu bile nadir gördüğüm babam birden felç geçirince bunu kaldırmakta çok güçlük çekti. Olay olduktan sonra 2-3 ay boyunca geceleri uyumadı... Uyursa uyanamayacağından korktu. Her ne kadar kol ve bacağındaki uyuşukluk tam olarak iyileşmese de çok şükür kendi işini kendi görebilecek kadar sağlığı yerine geldi.

Bu olaydan tabi ailece çok etkilendik. İnsanın en büyük korkularından birisidir ailesinin başına bir şey gelmesi...

Tam atlattık bu konuyu yavaş yavaş unutuyoruz derken eşimin babasının pazartesi günü hastaneye yatırıldığını öğrendik... Sağ tarafı tamamen uyuşukmuş, tek başına yürüyemiyormuş. Dün eşim apar topar gitti Ege Üniversitesi Hastanesi'ne. Çok şükür benim babam kadar kötü değilmiş durumu. Ama yine de bizi çok korkuttu. Umarım en kısa zamanda sağlığına kavuşur.

Hepinize sağlıklı günler diliyorum,

K.D.

9 kişi bişi demiş::

  1. Seni çok iyi anlıyorum.Babaların bünyesi belli bi süreden sonra ifls ediyor. yıllar boyunca herşeyi içlerine atıyorlar kimseye bi dertlerini anlatmıyorlar ondan sonra vücut b,i yerde iflas ediyor veya çok yorulduğuna dair sinyaller veriyor. Benim babamada kimseye bi derdini tasasını anlatmazdı. herşeyi içine atardı. Sonra maalesef 2 buçuk sene önce kanser olduğunu öğrendik. iki sene boyunca tedavi gördü. Ama maalesef... Babana çok dikkat et canım o dönülmez yere gittikten sonra ne yaparsan yap geri getiremiyorsun. yokluğunu da hiç bişeyle dolduramıyorsun...

    YanıtlaSil
  2. Sevgili Melek, aynen katılıyorum. Babalar "evin direği" rolünü oynarken resmen kendi kendilerini tüketiyorlar. Bi de yaşlandıkça çocuklaşıp kendilerine dikkat etmemeleri de cabası... Babama yıllarca sigara içmemesi için yalvardım, hatta küçükken ablamla birlikte sigaralarını çalar saklardık içmesin diye. Annem de sigara içerdi, sonra ağız içinde kanserli doku oluştu 2 kez ameliyat oldu sigarayı o zaman bıraktı. Babam buna rağmen içmeye devam etti. Yediğine içtiğine de dikkat etmezdi. Sonunda başına bu geldi... Bir musibet bin nasihatten iyidir demişler. Şimdi her ikisi de hem sigara içmiyor, hem de yediklerine dikkat ediyor.
    Kayınpederim de yüksek tansiyonu olmasına rağmen ilaçlarını düzenli içmezdi ve şu an hastanede yatıyor. İnşallah iyileşsin en kısa zamanda. Babalar bize lazım.

    Başın sağolsun canım gerçekten çok üzüldüm. Anne-babanın yerini hiç kimse dolduramaz. Allah kimseye yaşatmasın böyle acıları.

    YanıtlaSil
  3. amin canım amin. size de geçmiş gitmiş olur inşaallah.

    YanıtlaSil
  4. bu arada ben blogumu yeni açtım. yeni yeni yazmaya başladım. seni de beklerim. :)

    YanıtlaSil
  5. Hayırlı olsun canım en kısa zamanda inceleyeceğim blog'unu :)

    YanıtlaSil
  6. gelmişsin bile :) hoşgeldin :)

    YanıtlaSil
  7. Çok geçmiş olsun ikisine de..
    Hayat mücadelesi derken insanlar ne hale geliyorlar.. Bir de yaşlanınca çocuklaşıyorlar, dediğin gibi laf dinlemez hale geliyorlar.
    Allah onlara şifa, size de kolaylık versin..

    YanıtlaSil
  8. Çok teşekkür ederim Nesrin, amin inşallah...

    YanıtlaSil

 

Buffy de vampir sayılır Copyright © 2012 Design by Ipietoon Blogger Template