30 Temmuz 2012 Pazartesi

Tarçınlı Cevizli Kek

0 kişi bişi demiş:
Bugünkü düdüklü tencerede kuru fasulye pişirme faciamdan sonra güzel bir kek yaprak moralimi düzelttim :) Umarım beğenirsiniz :)

Tarçınlı Cevizli Kek

29 Temmuz 2012 Pazar

Eşimin tarifi :)

0 kişi bişi demiş:
Yemek yapmayı sevenler için yemek blogumda yeni bir yemek paylaştım :)

Kremalı Soya Soslu Schnitzel

26 Temmuz 2012 Perşembe

Seviyorum... Sevmiyorum... Evet yaa sevmiyorum hakkaten :/

5 kişi bişi demiş:
Bugün bi kez daha anladım ki ben insanları sevmiyorum arkadaş. Yani tabii ki istisnalar (ailem, eşim, arkadaşlarım) kaideyi bozmaz ama ben bu Homo sapiens sapiens türüne bi türlü ısınamadım... Durduk durmadık yere nerden çıktı şimdi bu diceksiniz. Efendim bendenizin sokakta, bankada, orda burda tanımadığım insanları gözlemleyip uyuz olcak bişeylerini bulmak gibi psikopat bi huyum var da... Uzun zamandır personel servisimizdeki insanları gözlemliyorum. Bi kaç tanesine taktım kafayı bi gün Dexter gibi yakalayıp doğrayı doğrayıvercem. Bi tane kız var mesela, tipi aynı Yalan Dünya'daki Nurhayat. İkizi olsa ancak bu kadar benzer. Ben balayına gittim geldim, bi baktım bu Nurhayat gebe. Ulan ne ara peydahladın dedim vay anasını. Uyuz oldum kıza. Niye diceksiniz, çünkü hamile ama doğru düzgün kilo almamış, bi göbeği büyümüş yosmanın. Böyle tiplere oldum olası uyuz olmuşumdur zaten. Benim daha şimdiden 3 aylık hamile göbeğim var, kalçam zaten Kim Kardashian'la kapışır. Bi de doğursam artık silindir gibi ordan oraya yuvarlanarak ilerlerim. 

Neyse Nurhayat'ı geçtim... Bi de bi karı var, ben diyim 40, siz diyin 50 yaşında. Saçlar kızıl, kısacık erkek traşı gibi bi garip. Karının her gün gözünde güneş gözlükleri, başında hasır şapkası, üzerinde tiril tiril elbisesi, ayağında topuklu terlikleri... Karı sanki üniversite rektörlüğüne değil de plaja gidiyo anasını satayım. Bi de her gün elinde ya bi kitap ya da yok efendim "form" dergisi, "yoga" dergisi filan. Forma girmek için ne yapıyosa bence derhal bıraksın zira gördüğüm kadarıyla hiç bi boka yaramıyo. Ay bi de herkesle bi muhabbet, herkesle bi mıç mıçlık... Ay bak düşündükçe bile tüylerim diken diken oluyo. 

Neyse bu kızıl karının bi de genç "kanki"si var. O da bi ilginç. Her gün aynı tokayla saçını temizlikçi Şengül teyze gibi toplamasını geçtim, her sabah ağzında kevaşe gibi sakız çiğneyerek insan servise mi biner ya? Saat sabahın 7 buçuğu, bunun elinde KPSS kitabı, ağzında sakızı cak cak biniyo servise. Bi de kızın bi huyu var, hep servisin 2. sırasındaki koridor koltuklarına oturuyo, asla pencere kenarına oturmuyo. Manyak mı ne. Millet pencere kenarı kapçam diye 77. Açlık Oyunları'nı başlatacak, bu gidip koridora oturuyo. Iyy sevimsiz yaratık. 

Bi tane şişman bi teyze var o her zaman bizim servisle gelmiyo ama geldiği zaman yanıma oturmasın diye içimden dua ediyom. Ya tamam şişman olmasına bişey demiyom ama yanıma bi oturuyo ben araba camına yapışan sineklere dönüyom resmen. Bi de bu teze 5 gün üst üste aynı t-shirt ü giyerek takdirimi kazandı. 

Bi tane kızıl, hatta kızıl demeyeyim turuncu kafalı amca var, ona da Weasley lakabını taktım. Bi yamuğunu görmedim, ama görürsem ona da uyuz olmaya başlarım. 

Bi de keko bi amca var ki onu yazmak bile istemiyorum. Hanzo hanzo konuşmalar böyle bi değişik... 

Hele servis şoförümüze ne demeli? O bıyıklarını cımbızla tek tek yolasım geliyo ya bi insan bu kadar mı antipatik olur?! Serviste çocuğunu üniversitenin kreşine bırakan bayanlar var. Onlardan bi tanesinin oğlu var. Bu gerizekalı pezevenk servis şoförü çocuğu her gördüğünde bişeyler söylüyo. Annesi de kibarlıktan mıdır nedir artık ağzının payını vermiyo adamın. Dünyanın neresinde acaba bir personel servisinin şoförü, personellerden birinin oğluna "Yine mi uyudun lan?" diye sorabilir. Adamı var ya kesip içine iç pilav doldurup sonra gidip barınaktaki köpeklere yedirsem yine de hıncımı alamam. Adam resmen şuursuz şuursuz cümleler kuruyo. Allahım sabrımı mı sınıyosun anlamıyorum ki...

Yok arkadaş, ne yaptım ne ettimse sevemedim şu insanları. Zaten "socially awkward" bi insanım, beni iyice hayattan soğuttu dengesizler... Sanal alem iyidir, sanal alem candır. Böyle şeyleri görmezsin. E göz görmeyince de gönül katlanıyor haliyle...

K.D.

24 Temmuz 2012 Salı

Rıfkı

2 kişi bişi demiş:
Bi kaplumbağa tatlı olur da bu kadar mı tatlı olur yaa? Bu kapluşun ismi Rıfkı. Bana eşimin hediyesi :) Kendisiyle tanışalı henüz 2 hafta kadar oldu. Sokakta bulduğum yavru kuşun ölmesi beni çok üzdüğü için eşim dayanamamış, gidip bana Rıfkı'yı almış gelmiş :) Rıfkı gelince bendeniz tabii hemen forumlara atladım su kaplumbağasına nasıl bakılır ne yer ne yemez diye. Öğrendim ki petshoplarda satılan, ortasında palmiye olan o plastik kaplarda yaşayamazlarmış, mutlaka akvaryum gerekli imiş. Biz de gittik hemen aldık akvaryumumuzu. Ama sadece akvaryumla bitmiyomuş tabii, suyun yaklaşık 28 derecede sabit kalması gerekliymiş, akvaryumun içerisinde kapluşun güneşlenip kabuğunu kurutabileceği bir "kuru alan" olmalı imiş.  Haftasonu Kuşadası Milli Park'taydık ayıptır söylemesi :) Ordan topladığımız taşlarla akvaryum içine bi de kuru alan yaptık. Akvaryum için aldığım filtreyi henüz koymadım. Onu da koyunca çok daha güzel olacak. Bi kaç tane daha süs almak istiyorum hem akvaryuma. Beni tanıyanlar hayvanları ne kadar çok sevdiğimi bilir, Rıfkı'yı da çok seviyorum. Zamanla o da bana alışmaya başladı. Beni görünce akvaryumun camına yapışıyo hemen "Yem ver bana" modunda tabii :) Eh, o kadar anlattık Rıfkı'yı, bi de kendisini görün bakalım :) 
Maşallah demeden geçmeyin oğluma :)


20 Temmuz 2012 Cuma

12 Temmuz 2012 Perşembe

Aloha!

0 kişi bişi demiş:
Uzun mu uzun bir aradan sonra blog'uma geri döndüm. Vediğim arada bi güzel evlenip barklandım :) Fethiye'de önceden bahsettiğim butik otelde 4 gece 5 gün balayımı da yaptım. Dört gün içinde gezilebilecek ne kadar yer varsa hepsine de gittim :) Balayının ardından bi de 5 günlük yıllık izin kullandım. O hafta eşim işe döndüğü için tabi ben evde ev hanımı moduna girdim :) Temizlik, yemek filan kaptırdım kendimi iyice :) Hoşuma da gitmedi değil valla ev hanımlığı çok kebap evi zaten taş çatlasın en ayrıntılı temizlikle 2-3 günde temizliyosunuz. Yemek deseniz ne var ki yarım saatlik iş bütün zeytinyağlılar aynı mantıkla pişiyo zaten :) Ne zamanki yıllık iznim bitti ve ben işe geri döndüm işte o anda ölmek istedim :) Hani yaz tatilin biter de ertesi gün okulun ilk günüdür stresten uyuyamazsın ya, hah işte aynı duyguları 2 hafta evvel tekrar yaşadım :) Yemin ediyorum hayatımda böyle iğrenç bi pazartesi sendromu daha yaşamamıştım. Hala tam olarak işe adapte oldum sayılmaz. Hava da çok sıcak zaten. Millet twitter'da facebook'ta Bodrum plajlarında güneşlenip kitap okurken çekildiği fotoları paylaşıp beni iyice uyuz ediyo zaten. Off Ağustos olsa da tekrar izne çıksam :/
Neyse efendim bu kadar sızlanmak yeter. Şimdi evlendim ya ben, sanki böyle uzun zamandır evliymişim gibi geliyo. O düğünden önce aldığı kınaları, bekarlığa veda tshirt'lerini alan kız gitti, yan sokaktaki Şadiye teyze geldi. Nasıl bi sıkıldıysam artık düğün dernek işlerinden blog'umda bile artık evlilik hazırlıkları ile ilgili bişiler yazmak pek ilgimi çekmiyo :) Ancak yine de her şeye rağmen evlenecek kızlara birkaç tavsiye vermeden geçemeyeceğim:) 

  1. Kızlar gelinliğinizi seçerken mutlaka hafif ve rahat olmasına özen gösterin.
  2. Saç ve makyajınız için önceden prova yaptırın (Ben yaptırmamıştım kuaförümü uzun yıllardır tanıdığım için, ama herkes benim kadar şanslı olmayabilir).
  3. Kına gecesi yapacaksanız düğünden 1 hafta filan önce yapın (Ben yapmadım bundan da yırttım:)).
  4. Gelinlik altına aldığınız ayakkabının rahat olmasına özen gösterin. Çok yüksek topuklu giyecekseniz yanınıza mutlaka yedek bir çift babet alın.
  5. Seçtiğiniz duvağın da gelinliğiniz gibi hafif ve rahat olmasına özen gösterin. Uç kısımları boncuk işlemeli duvaklar çok ağır olduğundan baş ve boynunuzda ağrı yapabilir.
Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Yine de sormak istediğiniz bişey olursa cevaplamaya hazırım :) 

Mesai de bitmek üzere, birazdan eve gidip yemek yapıcam. Neyse ki annem dün yemek yolladı da bugünlük sadece mantar sote ellerimden öper...

Öperim,

K.D.
 

Buffy de vampir sayılır Copyright © 2012 Design by Ipietoon Blogger Template